Prof. Dr. Engin Oral


Online Ziyaretçi Sayısı:15

Vali Konağı Cad. Saroğlu Apt. No:83 Kat:3 D:10 Nişantaşı - İstanbul Krokiyi görüntülemek için tıklayınız
Tel : 0212 343 20 00 - 343 20 01
Faks : 0212 343 20 02
Cep : 0533 397 50 46
Eposta eoral@enginoral.com

Florya Cad. Şenlikköy Mah. Seren Apt. No : 8
K : 2 D : 5 Florya - İstanbul Krokiyi görüntülemek için tıklayınız
Tel : 0212 663 88 98
Faks : 0212 663 98 77
Cep : 0530 542 77 24
Eposta : eoral@enginoral.com

Hoşgeldiniz
 25.06.2017

/ Nisan 2016
 Mucizelerimiz
Belki de en çok istediğimiz şeydi AİLE olmak, ve bu yüzden evlenmeye karar vermiştik, bebek istiyorduk... ve bir anda "Hayat, sen plan yaparken başına gelenlerdir" cümlesiyle tanıştık.. Henüz 30 yaşında olmama rağmen yumurtalarım çok azalmış ve erken menopoz dönemine girmiştim... Yıllardır düzenli olarak gittiğim jinekoloğum bu durumu görememişti ve ben şaşkınlık, öfke, üzüntü duyguları arasında savaş verirken bir tavsiye üzerine Engin hocayla tanıştık.

Eşimle birlikte bir umutla gittiğimiz ilk randevumuz yaklaşık 2 saat sürmüştü, fakat o umutla girdiğimiz odadan ağlayarak çıktığımı hatırlıyorum. Normal yollardan bebek sahibi olma ihtmalimin çok düşük olduğunu, fakat yine de deneyebileceğimizi söylemişti Engin hoca. Bize 3 ay vermişti bu psikolojik baskıyla normal yoldan hamile kalabilmem için, tabikide olmadı. Hiç ihtimal vermiyor insan, ne ailemde böyle bir durum vardı, ne de buna neden olabilecek bir hastalığım... 30 yaşımda ´menopoz´ kelimesiyle tanışmıştım, anlam veremediğim gece terlemelerim, aşırı kilo almaya başlamam ve bunun gibi birsürü hormonal değişiklik anlam bulmuştu artık, menopoza ramak kalmıştı ama ben daha çok gençtim! Daha ´bir kadının en güzel dönemi´ denilen yaşların başındaydım, ve eksik, hatta erkenden tükenmiş hissediyordum...

Bu duygu ve düşüncelerle tabiki de normal yolla hamile kalamadım ve 5 ay sonra Engin hocayla tekrar görüştük.
Bu sefer "derhal tüp bebek yapmalıyız, zamanımız çok daralıyor, bu kadar zamanda bile azalma var yumurtalarda" dedi... O gün çok sinirlenmiştik hocaya, bizim duygu ve düşüncelerimizi hiçe sayarak hemen tüp bebek yapalım dediğini, ve bizi anlamadığını düşünmüştük. Bizim ne hissettiğimizin önemi yoktu onun için, bizi rahatlatmaya ya da pışpışlamaya çalışmadı hiç... Sanki bir doktorun asıl görevi buymuş gibi:) Fakat asıl noktayı gözden kaçırıyorduk, sonuçta bebek sahibi olabileceğimizi söylüyordu, tüp yöntemiyle de olsa ihtimal vardı henüz...

Biraz ukala bir tavırla konuştu bizimle o gün, kapısında kuyruk varmış, taa nerelerden geliyolarmış, bizim şansımız varmış ama elimizi çabuk tutmalıymışız, zaman azmış falan filan... Fakat bu tavrına rağmen o kadar güven verdi ki bize, biliyorduk ki Hoca işini biliyordu!! Bizim için de o an önemli olan buydu, zaten iyi doktorum diye geçinenler yüzünden geldiğimiz bu noktada tuttu elimizden Engin hoca, ve yolun sonuna kadar da bırakmadı...

Biz biraz düşünüp bu sürece girmeye karar verdiğimizde bir ay daha geçmişti bile. Haziran 2015 te ilk denememizi yaptık. Her gün yapılan o iğneler, git gide yükselen beklentiler, umutlar, pozitif düşünmeye çalışmalar ama bir yandan da her ihtimalin farkında olmalar... Engin hoca bu süreçte de hep olduğu gibi soğukkanlı ve hedef odaklıydı, yanımızdaydı biliyorduk ama fazla ümitlenmemizi de istemiyordu, gerçekçiydi...

Yumurtalar toplandı, embriyolar transfer edildi, ve o harika progestan iğnelerimizle birlikte 12 günlük bekleme sürecimize başladık. Sanki 12 yıl gibi geçen o süreden sonra sonuç negatifti, o kadar emek boşa harcanmıştı... Yine o anki yıkımımızı çok umursamadan bir sonraki deneme için 1-2 aydan fazla beklemememiz gerektiğini söyledi hocamız, biz yine düşünmeye başladık. Ben bir daha istemiyordum, çok yıpratıcıydı, normal seyre bırakıp olucaksa olsun diyordum, bir daha hormondan patlayacakmış gibi hissedip, zihinsel ve fiziksel o kadar acı çektikten sonra sonucun negatif çıkacağını bile bile bir daha o döneme girmek istemiyordum...

O ay kısa bir yaz tatiline çıktık eşimle, uzun uzun konuştuk, anlattık hissettiklerimizi dilimiz döndüğünce, ve sonuç yine aynıydı; bebek istiyorduk, o bebeği istiyorduk! Hatta eşim bana söz verdi, eğer 2. deneme de tutmasaydı Amsterdam´a gidip kafaları bulacaktık:)) Ve artık Amsterdam´a ikizlerimizle gidip kafa bulmayı planlıyoruz, tabi onlar biraz büyüdüklerinde:)

Ağustos ayında yaptığımız 2.denememiz 2 mucizeyle sonuçlandı!!
Bu sefer daha agresif bir yöntem denemişti Engin hocamız, daha fazla ilaç, daha çok yumurta, daha yüksek ihtimalle işi şansa bırakmak istemiyordu sanki... ve bence durumu daha kabullenmiş olmamızın verdiği enerjiyle de birleşince başarıya ulaştık! evet, artık biliyorduk ki ben menopoza giriyordum, yumurtalarım az kalmıştı, bu yaşadığımız dünyada aslında çok da anormal değildi, çok insan vardı bu durumu yaşayan, ve evet biz tüp bebek tedavisi deniyorduk, evet artık kabul etmiştik...

Derken malum HCG testi sonrasında Engin hocamdan duyduğumuz o cümle "evet canım, hamilesin şekerim:)" tabi ardından gelen gerçekçi hatırlatmalar "evet güzel haber ama senden bu testi 2 gün sonra tekrarlamanı istiyorum" ve 2 gün sonra tekrar ve tekrar... sonunda evet artık hamileyim!! tabi bu süreç engelli koşu gibiydi bizim için, tamam hamileyim de, şimdi sırada ne var? hormon testleri, ikiz mi? bi kız bi erkek mi? ikizlerde ikili üçlü testler yapılamıyor mu? amerikaya kan örneği mi yollayalım? detaylı ultrason mu? herşey yolunda mı? gelişimleri normal mi? kiloları kaç? bu ağrılar normal mi? bu sancı, bu his, bu uykusuzluk, hareket edememe, yürüyememe, uyuyamama, ve artık son haftalarımda hiçbirşey yapamama... Sürekli şekil değiştiren bir endişeyle baş ederek yaşadığım o 36 hafta... Engin hocam hamileliğim boyunca da beni şımartmadı, hatta bazen benimle dalga geçti "sana kalsaydı şu ana kadar 10 kere doğurmuştun:)" derdi... Ona göre her yaşadığım ağrı, sancı, acı normaldi, fakat önemli konularda da asla ciddiyetini bozmadan beni uyarıp yine doğru yönlendirmeleriyle geçirdik bu dönemi. Hamilelik şekeri çıktığında çok sert ve net bi şekilde konuşarak durumun ciddiyetini kavramamı sağladı, tabi ben de sözünü dinledim ve beslenmeme çok dikkat ettim... Ve bunun sonucunda da küvöze girmeden kucağıma aldığım ikiz bebeklerimle ödüllendirildi:)

Bana oldukça uzuuun gelen hamilelik serüvenimi yine Engin hoca sayesinde kazasız belasız atlattık, aniden yükselen tansiyonum nedeniyle sezeryan için planladığımız günden 6 gün önce doğurmak durumunda kaldım. Tansiyon da önemli bir konuydu ve bunu da her fırsatta hatırlatıyordu hocam...

Pazartesi akşamı tam da en yoğun trafik saatinde Göztepe´den Bakırköy´e 1 saatte gelmemiz gerektiğini söyleyince önce korktum istemedim, fakat iyi ki de Engin hocamızı dinlemişiz ve söylediği hastanede doğum yapmışız...

Oldukça zor bir doğum ardından kucağımıza aldığımız ikizlerimizden sonra artık hayat çok farklı bizim için.. Artık hayallerimizdeki gibi tam 4 kişilik bir aileyiz. evet hayatımız zorlaştı, hem de çok zorlaştı, ama buna değer...

İyi ki Engin hocayla yolumuz kesişmiş, iyi ki ikizlerimiz olmuş... Bu yolda bizimle yürüdüğü ve bizi doğru yönlendirdiği için sonsuz teşekkürler.

Kelimelerin yetersiz kaldığı bu mutluluğu her isteyen çiftin yaşaması dileklerimizle...
Acıbadem SigortaBaşak Groupama SigortaAxa Oyak SigortaAnadolu SigortaGüneş SigortaAk Sigorta
Mapfre Genel Yaşam SigortaErgo İsviçre SigortaCGM CompuGroup
Prof. Dr. Engin Oral anlaşmalı sağlık kuruluşlarıdır.