Prof. Dr. Engin Oral


Online Ziyaretçi Sayısı:5

Vali Konağı Cad. Saroğlu Apt. No:83 Kat:3 D:10 Nişantaşı - İstanbul Krokiyi görüntülemek için tıklayınız
Tel : 0212 343 20 00 - 343 20 01
Faks : 0212 343 20 02
Cep : 0533 397 50 46
Eposta eoral@enginoral.com

Florya Cad. Şenlikköy Mah. Seren Apt. No : 8
K : 2 D : 5 Florya - İstanbul Krokiyi görüntülemek için tıklayınız
Tel : 0212 663 88 98
Faks : 0212 663 98 77
Cep : 0530 542 77 24
Eposta : eoral@enginoral.com

Hoşgeldiniz
 21.10.2017

/ Eylül 2011
 Benim Hikayem
Engin Hoca ile tanışmamız bundan yıllar öncesine denk gelir. Kendisinin konusunda rakipsiz bir uzman olduğunu tavsiye eden bir yakınımız sayesinde eşimle Nişantaşı muayenehanesinde almıştık soluğu..

İlk hamileliğim neredeyse son haftalara kadar Engin Hocanın muazzam ve yerinde desteği ve kontrolleri sayesinde sorunsuz gidiyordu, 32. haftada rahim içi gelişme geriliği tespit etmişti doktorum, ama bu durum bebeğin az kilo alması dışında fazla bir sorun teşkil etmiyordu. Normal doğum olabilir diye konuşuyorduk, ta ki 38. Haftadaki muayeneye kadar...

Acil sezaryenle sonuçlanan doğumdan bir gün önce tansiyon denen canavar belirtilerini göstermeye başlamıştı. Etkilerini fazla da gösteremeden zaten doğum zamanının da çok yaklaşmış olmasından dolayı Hocamın her zamanki titiz ve risk almayan tutumu sayesinde ertesi gün oğlumu kucağıma almıştım.. Doğumdan sonraki ilk ziyaretinde Hocamın sözleri ve yüzündeki karamsarlık ilk kez anne olma heyecanı yaşadığım halde dikkate alınmayacak gibi değildi. Oğlum ilk dışkısını henüz anne karnındayken yapmıştı ve biraz geç kalınsaydı büyük sorunlara yol açabilecekti. Bebeğim anne karnında strese girmiş ve Engin Hocam sayesinde kurtulmuştu..

O günlerde bir ihtimal olup bana son derece uzak bir kavram olan yüksek tansiyonla ve buna bağlı olarak preeklampsi hastalığıyla ilk o günlerde tanıştım ve henüz ne denli ölümcül sonuçlara yol açabileceğinden habersizdim.

Aradan yıllar geçti, oğlumuz büyümüş ve eşimle ikinci bebek özlemi duymaya başlamıştık. Tabi ki yine ilk ve tek adresimiz Engin Hoca idi, ondan farklı bir doktorla hamilelik serüvenine tekrar adım atmayı düşünemezdim. Kısa zaman içinde tekrar hamileydim, yalnız bu sefer en baştan beri bir takım terslikler hissediyordum. Tansiyonum sürekli oynuyordu, yüksek çıktıkça bu sefer endişeden ağlama krizlerine giriyordum. İlk hamileliğime göre daha kiloluydum ve işyerimde stres altındaydım. Hamileliğimin en başından beri Engin Hocamı endişelerimle zorladım. Her seferinde yapmam gerekenleri sabırla anlattı. Bu sefer tehlike çanları çok erken bir zamanda, gebeliğin 20. Haftasında çalmaya başlamış, bebekte gelişme geriliği baş göstermişti . 28. Haftadan sonra kesinlikle çalışmama talimatı aldım ve evde dinlenmeye çekildim. Ancak dinlenmenin de tansiyona herhangi bir etkisi olmamıştı. Artan şişkinlikler, bitmek bilmeyen bir çarpıntı hissi ve gecelerce uykusuzluk bedenimi halsiz bırakmıştı. Hamileliğin 30. Haftasında ani bir tansiyon atağı daha geldi ve hocamın tavsiyesi ile tansiyon hapları kullanmaya başladım. 32. Haftaya yaklaştığımda çok sıkı takipteydim, Engin Hocam neredeyse günlük takip ediyordu beni..33. haftaya girmek üzereyken preeklampsinin tüm belirtileri görülmeye başlamıştı. Geçirdiğim her dakika bir azaba dönümüştü. Bebeğimin karnımda öleceği endişesi içimi kavuruyordu.

Son muayenemizde Engin Hocam artık daha fazla risk alamayacağını, bebeğin bir an önce doğurtulması gerektiğini söyledi. Öylesine karmaşık duygular içindeydim ki, hem doğum yapmak ve bebeğimi aylardır çektiği sıkıntılardan kurtarmak istiyordum hem de henüz daha çok küçük olduğundan içeride kalmasını istiyordum. Ertesi sabah yattığım hastanede Engin Hocamın saatlik kontrolleri sonucunda artık daha fazla bekleyemedik, hamileliği daha fazla sürdürmek ölüme davetiye çıkarmak olacaktı. Kızım 1395 gram ağırlığında dünyaya geldi. Bebeğim çok şükür ki sağlıklıydı ancak çok düşük doğum ağırlığından dolayı küvözde kalması gerekiyordu. Ancak preeklampsinin doğumla birlikte sona ermesi beklenirken ben gittikçe kötüleleşiyordum. Engin Hocam ve onun yönlendirdiği hastane ekibinin yoğun çabaları sayesinde çok az görülen bu riskli durumu yoğun tedaviyle atlattım. Hocam bu durumun çok fazla karşılaşmadığı bir durum olduğunu ve çok riskli olduğunu söylerken yüzündeki ifade yıllar önce benimle ilgili taşıdığı endişeleri yansıtıyordu. Çok şükür ki kızımla 21 gün sonra sağlıkla taburcu olduk.

Benim mutlu sonla biten 2 mucize hikayem var.. Her ikisinde de Engin Hocam olmadan başaramazdık, ne ben ne de çocuklarım...Kızımın doğumunun üstünden neredeyse 8 ay geçti, şimdi resim benim için çok daha net.. Değerli Engin Hocama ve muayenehanedeki muhteşem ekibine; Gülay ve Hatice hemşireye ailecek sonsuz teşekkkür borçluyuz....

En içten sevgi ve saygılarımla..
Acıbadem SigortaBaşak Groupama SigortaAxa Oyak SigortaAnadolu SigortaGüneş SigortaAk Sigorta
Mapfre Genel Yaşam SigortaErgo İsviçre SigortaCGM CompuGroup
Prof. Dr. Engin Oral anlaşmalı sağlık kuruluşlarıdır.