Prof. Dr. Engin Oral


Online Ziyaretçi Sayısı:88

Vali Konağı Cad. Saroğlu Apt. No:83 Kat:3 D:10 Nişantaşı - İstanbul Krokiyi görüntülemek için tıklayınız
Tel : 0212 343 20 00 - 343 20 01
Faks : 0212 343 20 02
Cep : 0533 397 50 46
Eposta eoral@enginoral.com

Florya Cad. Şenlikköy Mah. Seren Apt. No : 8
K : 2 D : 5 Florya - İstanbul Krokiyi görüntülemek için tıklayınız
Tel : 0212 663 88 98
Faks : 0212 663 98 77
Cep : 0530 542 77 24
Eposta : eoral@enginoral.com

Hoşgeldiniz
 21.10.2017

 Doğum Kontrol Yöntemleri
PROF.DR. ENGİN ORAL RÖPORTAJI

1. Doğum kontrolü ve doğurganlığı nasıl tanımlıyorsunuz?

Doğum kontrolü demek, bir çiftin bakabileceği kadar çocuk sahibi olması demektir. Burada en çok yapılan yanlış şudur; doğum kontrol sanki nüfusun azalması yönünde kullanılan bir yöntemdir ki bu çok yanlıştır. Önemli olan, bir toplumdaki çiftin bakabileceği kadar (yani kendi sosyal ve ekonomik özelliğine göre) çocuk sahibi olmak hakkıdır.

Doğurganlık sağlığı çok önemlidir. Kadında doğurganlık sağlığı 15- 40 yaş arası dönemi kapsar. Burada bir toplum ne kadar bu yaş grubundaki kadınlara iyi bakabiliyorsa, iyi doğurganlık öncesi eğitimi verebiliyorsa, o kadar iyi bir duruma kavuşacaktır.

2. Türkiye de en çok kullanılan doğum kontrol yöntemleri hangisi?

Türkiye'de en çok kullanılan doğum kontrol yöntemleri dünyaya göre mukayese ettiğimiz zaman, daha çok rahim içi araçlardır. Örnek vermek gerekirse Avrupa'da İngiltere'de, Amerika'da Kanada'da doğum kontrol hapları daha fazla kullanılmaktadır. Türkiye'de ise doğum kontrol hapları
%3-4 civarında kullanılmaktadır. Gene batı ülkelerinde rahim içi araç %3-4 civarında kullanılmaktadır. Türkiye'de ise %15- 20 civarında rahim içi araç kullanılmaktadır. Onun dışında modern yöntemler Türkiye'de maalesef hala az kullanılmaktadır. Yöntemleri geleneksel yöntemler ve modern yöntem diye ikiye ayırılmaktadır. En çok kullanılan Modern yöntemler, doğum kontrol hapları, deri altı implantları, hormonlu veya hormonsuz spiral yani rahim içi araç ve kondom olarak sıralanabilmektedir.

Geleneksel yöntemler de ise en çok kullanılan iki yöntemden birincisi geri çekilme, ikincisi takvim yöntemi yani ayın belirli günlerinde ilişkiye girememedir. Türkiye'de, 100 kadının hala 40'ı herhangi bir modern yöntem kullanmaktadır, 60 kadının da yaklaşık yarısı hala geleneksel yöntemleri tercih etmektedir.

3. Siz hastalarınıza en çok hangi doğum kontrol yöntemini öneriyorsunuz? Neden?

Ben hastalarıma bir yöntem önermiyorum. Hastanın durumuna göre, şartlarına göre, doğurganlık beklentisine göre, yöntem öneriyorum. Bu çok önemlidir. Örneğin hiç çocuk sahibi olmamış bir çiftte, kadına daha çok ve uygunsa doğum kontrol haplarını veya kondomu yani prezervatifi öneriyorum. Eğer doğurganlık yaşamış ise, yani en az bir defa çocuk sahibi olmuş bir çift ise kadına doğum sonrası yine tüm yöntemleri sayıyorum. Nedir bu yöntemler? Rahim içi araç, doğum kontrol hapları, kondom veya deri altı implantları. Özellikle belirtmeliyim ki; herkes için bir şablon doğum kontrol yöntemi yoktur, her birey için farklıdır.

4. En risksiz doğum kontrol yöntemi hangisidir? En garantili yöntem nedir?

Bu sorunun cevabı yoktur. Çünkü dünyada da risksiz ve en garantili yöntem bulunmuş değildir. Her yöntemin artısı ve eksisi vardır. En risksiz dersek, tabi ki bunlar mesela geleneksel yöntemler dediğimiz yani babadan kalma en basit en kolay yöntem geri çekme veya takvim yöntemi en risksiz yöntemlerdir. Yine de %15-20 civarı yine gebe kalma riskiniz vardır. Bu çok yüksek bir risk buna karşılık en garantili doğum kontrolü şu anda dünyada, tüplerin bağlanması yani kadının her iki tüpünün bağlanması ve her ikisinin yakılması veya deri altı implantları veya hormonlu spiral bunlar şu anda en güvenli doğum kontrol yöntemleri. Fakat hepsinin de kendisine göre artı ve eksisi vardır. Yani özetle hala dünyada her çifte uygun hiç riski olmayan veya en garanti doğum kontrol yöntemi söz konusu değildir.

5. Türkiye'de ve dünyada çıkan en son doğum kontrol yöntemleri hangileridir?

En son çıkan doğum kontrol yöntemleri deri altı implantları ki, Türkiye'de de, dünyada da vardır.. Hormonlu spiral, bu da yine Türkiye'de ve dünyada vardır. Bunun dışında Türkiye'de olmayan dünyada olan doğum kontrol haplarının flaster tipleri vardır (yani cilde yapışan şekli ile kullanılmaktadır denilebilir). Ayrıca bunların haftalık değişen tipleri de mevcuttur. Bu flasterler Türkiye'de şu an itibari ile satılmamaktadır. Belki yakın bir zamanda satışa sunulacaktır.. Yine dünyada olup Türkiye'de olmayan, vajinal halka yani vajinaya takılan halkalar vardır. Bu da dünyada mevcut ama ülkemizde kullanılmayan yöntemlerdendir..


6. Doğum kontrol yöntemlerinin ne gibi yan etkileri vardır?

Doğum kontrol yöntemlerinin hepsinin yan etkileri farklıdır.
Açıkçası hapların (doğum kontrol) yan etkileri biraz daha halk tarafından önemsenmektedir. Bunlar; bulantı, kusma, baş dönmesi, depresyon yapabilir. Mantar tipi enfeksiyonlara da sebep olabilir. Bunun dışında, rahim içi araçların kanama ve ağrı yapma gibi yan etkileri vardır. Hormonlu spirallerin veya deri altı implantların ortak özelliği ise düzensiz kanama yapması veya da hiç kanama yapmamasıdır.. Kondomun (yani prezervatifin) yırtılma riski söz konusudur (yani güvenilir olmama riski vardır) diyebiliriz. Gördüğünüz gibi her yöntemin kendine göre yan etkileri mevcuttur.

7. Ertesi gün hapları hakkında bilgi verirmisiniz?

Ertesi Gün Hapları veya Ertesi Sabah Hapları dünyada 2 türlü hap şeklindedir.. Ertesi Gün veya Sabah Hapları Türkiye'de yaklaşık 1-1.5 yıldır bulunuyor. Dünyada da uzun süredir mevcuttur..

Burada 2 tane haptan söz edebiliriz.. Birincisi, ''Ertesi Gün Hapı'' denilen yani içinde hem östrojen hem de progesteron içeren haptır. Diğeri ise, ''Ertesi Sabah'' denilen yani içinde sadece progesteron içeren haptır.. Her ikisi de acil koruma amaçlıdır.. Yani bir çift herhangi bir yöntem kullanmadan ilişkiye girmiş ise veya da kullandıkları yöntem de o ilişkide eğer başarısız olmuş ise buna en sık verilen örnek kondomun (yani prezervatifin) yırtılmasıdır, bu gibi durumlarda bize acil kontrol hapları yardımcı olur. Bunlar gebeliği %80-85 oranında önlemektedir. Dünyada şu an en çok tercih edilen, progesteron içeren Ertesi Sabah Haplarıdır. Bu yöntemin diğerlerine göre yan etkisi daha azdır ve etkisi daha fazladır. Özetle ertesi gün haplarına göre (yani östrojen ve progesteron içeren haplara göre) etkisi daha fazladır.

8. Kürtaj nedir? Nasıl tanımlarsınız?

Kürtajın birkaç tipi vardır. İsteğe bağlı kürtaj yani kadının istem dışı oluşan hamileliği, ya korunurken korunma sistemi başarısız olduğu içindir ya da kendisi korunmadığı için hamile kalmasıdır. Bu gibi durumlarda o hamileliğin sona erdirilmesidir veya da bazen medikal sebeplerle de (yani tıbbi sebeplerden) anne hayatı tehlikedeyse veya bebekte bir sakatlık varsa bebek alınır. Bunlar hep kürtaj sebepleridir.

9. Kürtaj doğum kontrol yöntemi midir?

Kesinlikle hayır. Kürtaj bir doğum kontrol yöntemi değildir. Kesinlikle böyle kabul edilmemelidir. Ama Türkiye'de hala birçok kadın kürtajı bir doğum kontrol yöntemi olarak kabul ediyor. Bu kesinlikle hatadır. Kürtaj son çaredir.


10. Ülkemizde kadınlar hangi sebeplerle kürtaj oluyor?

En büyük sebepleri bilgisizlik ve önemsememektir. Niye önemsememek diyorum çünkü birçok entelektüel kadın hatta bunun içine doktorlar dahil olmak üzere korunmuyorlar. Hatta geleneksel yöntemlerle korunuyorlar.

Böyle olunca da bu kadınlar gebe kalıyor. Türkiye'de en büyük iki sebep bence önemsememek veya da korunmayı bilmemektir.

11. Kürtaj öncesi dikkat edilmesi gereken unsurlar hangisidir?

Kürtaj öncesi dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, bebeğin kaç haftalık olduğudur. Günümüzde Türkiye'de 10 haftalığa kadar izin vardır, 10 haftalığın üzerinde kürtaj yasal kürtaj değildir. Ancak tıbbi nedenlerle yani anne ve bebeğe ait neden varsa kürtaj yapılabilir. Bu da en az konu ile ilgili iki uzman onayı ile olmalıdır. Genellikle belirli bir karar olmamasına rağmen 24. haftaya kadar Türkiye'de kürtaj uygulanmaktadır.

Bunların dışında kürtaj gerekli olmadıkça yapılmaması çok önemlidir. Yani biraz önce de belirttiğimiz gibi, kürtaj da doğum kontrol yöntemi değildir. Ama yapılması gerekiyorsa kürtaj yapan hekimin bu konuda deneyimli olması gerekmektedir. Çünkü kürtaj basit gibi görünse de, günümüzde birçok hasta hekim arasında oluşan hukuk davalarında kürtaj komplikasyonları hala ön sıralardadır. Bu yüzden hekimin bu konuda bilgili deneyimli olması ve kürtaj yapılan yerdeki hijyenin sağlanması çok önemlidir. Aynı zamanda kürtaj sırasında kürtajın hastane şartlarında yani; muayenehanelerde, küçük ofislerde değil de, herhangi bir sorun çıktığında müdahale edilebilecek hastane şartlarında yapılması önemle üzerinde durulması gereken gerçeklerden birisidir.

12. Ülkemizde şuan kürtaj nasıl uygulanmaktadır?

Dünyadaki her türlü yöntem ülkemizde de uygulanmaktadır. Yöntem olarak; rahim ağzının açılması, daha sonra vakum yada küreklerle rahim içinin boşaltılması gibi, aynı zamanda medikal yani birtakım kürtaj yapmayı kolaylaştırıcı ilaçlarla hem dünyada hem de Türkiye'de farklı kürtaj teknikleri uygulanmaktadır.. Açıkçası Türkiye'nin bu konuda dünyaki gelişmelerden yada yöntemlerden uzak kaldığını söyleyemeyiz..

13. Eskiden hangi teknikler kullanılıyordu? Şimdi durum nedir?

Eskiden biraz daha kürtajla ilgili bazı ilaçlar kullanılıyordu. Şimdi o ilaçlar kullanılmamaktadır. Günümüzde daha çok prostoglandin türleri kullanılmaktadır. Bu kullanılan yöntem amacı, rahim ağzı daha kolay açılsın ve kürtaj daha kolay olsun diyedir. Açıkçası en büyük gelişim de budur. Onun dışında günümüzde cerrahi yöntemler hala aynı yöntemler ile sürmektedir.. Bu dünyada da zaten aynıdır. Dünyada olup Türkiyede olmayan bir yöntem ise progesteron antogonistlerinin kullanımıdır.

14. Kürtaj için en uygun yöntem hangisidir?

Bu soruya kesin cevap vermek zordur..

Çünkü kişiye göre bu yöntem değişir. Ama en çok kullanılan yöntem belirttiğimiz gibi günümüzde çok yapılan rahim ağzı açmak için kürtaj öncesi bir ilaç vermek sonrada tıbbi aletlerle vajinal yoldan daha tıbbi aletlerle rahim ağzını açıp vakum kürtaj dediğimiz içerdeki embriyonun alınması işlemidir.

15. Kürtajın ne gibi riskleri vardır?

Kürtajın çok riski vardır. Aksiliklerden birincisi içeride gebelik materyali kalması, ikinci bir risk de kanama olmasıdır. Bunun yanı sıra hastada enfeksiyon olması, hastanın anestiziye bağlı riskleri sayılabilir.

Bir de medikal bir takım hastalıklar bir takım olgulara dikkat edilmezse ona bağlı kompikasyonlar da olabilir. Örneğin kalp hastalığı olan bir kadının alabileceği riskler gibi.. Hekim olarak sıkça rastladığımız kompikasyon, rahimin yırtılması, delinmesi daha doğrusu rahimde kanama olması, rahimde parça kalması, rahimde enfeksiyon olmasıdır.

16. Kürtaj sonrası neler yapılmalıdır?

Aslen, kadının en az iki gün dinlenmesi gerekir. Kürtaj sonrasında antibiyotik kullanılması faydalıdır (özellikle hijyen bozuk ise veya yapılan yer hijyenik açıdan çok doğru bir yer değilse). Ayrıca ağrı kesici kullanılmalıdır.

Kürtaj yaptırmış kadın en az iki ile üç hafta cinsel yaşama dönmemelidir, vajinal temizlik yapmamalıdır,duş şeklinde banyo yapmalıdır...

Kürtaj yaptırmış bir kadın tekrar hamile kalabilir. Yani bir sonraki adetten sonra bir tıbbi sakınca yoktur (eğer kürtaj sırasında bir kompikasyon olmamış ise). Yalnız burada tekrar hamile kalmasında psikolojik destekte önemlidir. Eğer kadın tekrar kürtaj olacak ise o zaman bu ciddi bir sıkıntı yaratabilir. Bu yüzden kadın gebe kalmak istemiyorsa muhakkak korunmalıdır. Kürtaj sonrası gebe kalmak istiyorsa da kendini hazır hissettiğinde gebe kalmalıdır. Bunun için fiziki değil, ruhsal açıdan hazır olmak önemlidir.

17. Kürtaj sonrası kadınlarda nasıl bir ruh hali gözlemlediniz?

Kadında değişik ruh halleri gözlemlersiniz... Bir grup kadında bunalım, bir grup kadında da ferahlama ve rahatlama hali gözlemlenir. Kadınların bir kısmında iyi ki yaptım yoksa ben bu gebeliği kaldıramayacaktım. diyenlere özellikle de evliliği ile sorunları olanlarda rastlarız.Yada bu evlilik dışı kürtajlar varsa bir kurtuluş olarak görülür. Ancak özellikle çiftlerden biri bebeği çok istiyorsa ve birtakım sebepler ile aldırmak zorunda kalmışsa daha sonra ciddi agrasif hareketler görülebiliyor.

18. Kürtaj ücreti genelde ne kadardır?

Ücret derken bu tamamen Türkiye'de her şeyde olduğu gibi çok değişkendir. Ama genellikle kürtaj İstanbul için konuşursak 300-1.000YTL arası olduğu varsaylmaktadır.

19. Kürtaj vakalarıyla ne kadar sıklıkta karşılaşıyorsunuz? Son yıllarda Türkiye'de arttı mı yoksa azaldı mı?

Türkiye'de kürtaj vakaları, oran olarak son yıllarda azaldı.

Tabii bölgesel bir şey yok bu tamamı ile benim görüşümdür.Çünkü insanlar bu konuda biraz daha bilinçlendiler. En azından daha fazla korunuyorlar. O yüzden kürtaj son yılarda daha az yapılıyor.

20. Kürtaj olmaya gelen kadınların kararları genelde bireysel mi yoksa kollektif mi oluyor?

Genelde kararlar kollektif yada bireylerden biri karar veriyor diğeri onun kararına uyuyor.

21. Kürtaj sonrası kadınlara ne gibi önerilerde bulunuyorsunuz?

Kürtaj sonrası muhakkak eğer kürtaj kadının isteği ile olmuş ise korunma yöntemlerini ve ne zaman hamile kalmak istediğini soruyoruz.Ona göre önerilerde bulunuyoruz. Bu bir sonraki kürtajı önlemek için çok önemlidir..

Bu arada eğer kadın kendi isteği ile değil de, mecburi kürtaj olmuş ise bir sonraki gebelikten önce bir sorun varsa onu düzeltmeye çalışıyoruz..Ondan sonra gebe kalmasını sağlıyoruz.

22. Kürtaj olmaya gelen kadınlara psikolojik destek veriyor musunuz?

Psikolojik destek vermek doktorun elindedir. Kürtaj olmaya gelen kadınlara, hemen tamam sen gebesin bebeği alalım, demek yerine, niye kürtaja gerek duydun? diye soruyoruz. Ve bunu ardından mümkün olduğunca da engellemeye çalışıyoruz..Zaman zaman ortak verilmiş bir karar bile olsa çiftlerin bu kararından vazgeçtiğine rastlayıp mutlu oluyoruz.

Zaman zaman da Türk kadını kendi doktorlarına gitmeyip.Aman benim doktorum bu halimi görmesin ,diye başka doktorlara gidebiliyorlar. Bu durumda yapabileceğimiz bir şey olamıyor.

23. Yasal ya da psiko-sosyolojik sebeplerden dolayı kürtaj olamayan kadınlara rastladınız mı? Kısaca bahseder misiniz?

Yasal sebeplerden dolayı hayır rastlamadım. Ancak tıbbi sebep ile birçok olgumuz oldu,.


Teşekkür ederim.
Acıbadem SigortaBaşak Groupama SigortaAxa Oyak SigortaAnadolu SigortaGüneş SigortaAk Sigorta
Mapfre Genel Yaşam SigortaErgo İsviçre SigortaCGM CompuGroup
Prof. Dr. Engin Oral anlaşmalı sağlık kuruluşlarıdır.